EN ÖNEMLİ BİLGİLER! DİNLEYENE ELBET.

işte vatanın mallarını satanlar-peşkeş çekenler!!!!!!!

EN ÖNEMLİ BİLGİLER! DİNLEYENE ELBET.



İŞTE VATANI VE MALLARINI SATANLAR

1994 yılından bu yana hükümetlerin yaptıkları özelleştirmeler tarih sırasıyla aşağıda.
Satılan bu milli varlıklarımızın hemen hepsi yabancılara gitti.
Özelleştirme sadece bir yağma değildir. Daha önemli yanı, milli varlıklarımızın yabancıların eline geçmesi demektir.
++++++++++++++++++++ ++++++++++++++++++++ +++++++++

İŞTE SON ON YILDA YAPILAN SATIŞLARIN LİSTESİ :

DYP-SHP Hükümetinin ( 1994-1995) Sattıkları:

>1- Yem San ve Tic. A.Ş,
>2- Karabük Demir Çelik Fabrikası,
>3- FRUKO-TAMEK Meyve Suları San. A,Ş deki hisseler,
>4- MEKTA A.Ş. deki hisseler,
>5- HAVAŞ hisselerinin %60'ı,
>6- Turban Kemer Marina Oteli,
>7- PETKİM AŞ.nin bir binası,
>8- NİMSA'nın hisseleri,
>9- Adana, Adıyaman, Adilcevaz, Afyon, Aksaray, Amasya, Balıkesir,Bayburt,
B
olu, Burdur,Çan, Çankırı, Çorum, Devrek, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan,
Erzurum, Eskişehir, Giresun, Havza, İstanbul, İzmir, Kastamonu, Lalahan,
Muş, Sinop, Sivas, Siverek, Trabzon, Yatağan, Yüksekova Süt Ve Mamülleri
İşletmeleri ve Solaklı, Yenice, Silivri, Tunceli Süt toplama merkezleri,
>10- SEK'in isim hakkı
>11- Afyon, Ağrı, Bayburt, Bursa, Elazığ, Kars, Kastamonu, Malatya, Suluova,
Şanlıurfa, Tatvan, Van Et Kombinaları
>12- Adıyaman Çimento Fabrikası
>13- KÖYTEKS Siirt Hazır Giyim Tesisi ve arsası
>14- KÖYTEKS Diyarbakır Hazır Giyim Tesisi
>15- KÖYTEKS Yerköy Hazır Giyim Tesisi
>16- KÖYTAŞ,
>17- KÜMAŞ,
>18- Sivas Demir-Çelik Fabrikalarına ait Gayrimenkul,
>19- SÜMERBANK A.Ş,
>20- SÜMER HOLDİNG'e ait 88 adet mağaza,
>21- Turban Çeşme Oteli,
>22- TESTAŞ Aydın Tesisleri
>23- PENDİK, ALAYBEY, HALİÇ, CAMİALTI tersanelerinin özelleştirmeleri iptal
edildi.


DYP- CHP Hükümetinin (1996) Sattıkları:

>1-SÜMER HOLDİNG Adana, Erzincan, Eskişehir, Hereke, Karaman, Nevşehir,
Şanlıurfa İşletmeleri
>2- ORÜS Antalya, Ayancık, Bafra, Devrek, Düzce, Vezirköprü, Ardanuç,
Pazarköy Ve Ulupınar İşletmeleri
>3- Turban Ilıca Moteli
>4- Turban Elmadağ Dağevi

ANAP-DYP Hükümetinin (1996) Sattıkları

>1-ÇİNKUR,
>2- THY 4 Adet B-727 Uçak,
>3- Lalapaşa, Kars, Van, Gümüşhane, Elazığ, Çimento Fabrikaları,
>4- POAŞ'a ait, Niğde, Beyşehir,Batman, Balıkesir deki 9 arsa, ve bir tanker

REFAH PARTİSİ- DYP hükümetinin (1996-1997) Sattıkları

>1-SÜMER HOLDİNG'E ait satış mağazaları ve yarım kalmış tesisler
>2- DENİZBANK
>3- ANADOLUBANK
>4-ETİBANK 5- PETLAS A.Ş,
>6- FİLYOS ATEŞ TUĞLASI 7- ÇEMAŞ DÖKÜM SANAYİ A.Ş
>8- ÇİMHOL Çimento Ve Yan Mamulleri A.Ş
>9-Tekirdağ Limanı
>10- Hopa Limanı
>11- Rize Limanı
>12- Giresun Limanı
>13- Ordu Limanı
>14- Sinop Limanı

ANAP-DYP-DSP Hükümetinin (Haziran 1997-Ocak 1999) Sattıkları

>1- ORÜS Kırklarelindeki taşınmazlar,
>2- TURBAN'a ait İstanbul İstinye'de 8 Parsel arsa,
>3- KBİ'ne ait Artvinde 1 arsa,
>4- TDİ Rumelifeneri Yolcu Gemisi,
>5-TDİ Halıcıoğlu Motorbotu,
>6- SÜMER HOLDİNG'e ait Ankara kurtuluşta 2 Gayrimenkul,
>7- SÜMER HOLDİNG Adana Satış Mağazası,
>8- SÜMER HOLDİNG Bursa Merinos Fabrikasının 2 arsa ve bir binası,
>9- SÜMER HOLDİNG İzmir Konak Mağazası ve Bölge Müdürlüğü Binası,
>10- SÜMER HOLDİNG Beyoğlu Satış Mağazası,
>11- SÜMER HOLDİNG Unkapanı Satış Mağazası,
>12- SÜMER HOLDİNG Malatya Pamuklu İşletmesine ait bir kısım Taşınmaz.

DSP-MHP-ANAP Hükümetinin (Haziran 1999- Kasım 2002) Sattıkları

>1-Asil Çelik'e ait Bursa'da 2 taşınmaz,
>2- ÇELBOR, 3- Eski İstinye Tersane Arsası,
>4- PETKİM Yarımca tesisi,
>5- Kayseri'de TAKSAN'a ait 29 arsa ve 4 tezgah,
>6- EBAŞ ET'e ait Ağrı'da 3 taşınmaz, Trabzonda 1 arazi ve fabrika binası,
Kastamonu'da 72 taşınmaz,

7- SEKA İzmit Pompa istasyonu arsası,
>8- SEKA İzmit Kozluk'ta 1 arsa,
>9- TDİ Körfez taşıma hizmetleri ,

>10- TDİ 8 gemi ve 3 vapur,
>11- TZD A..Ş. ye ait Muğla'da 1 arsa 2 depo, denizli'de 1 arsa, 6 lojman ve
8 depo, Ağrı'da 1 arsa, 2 lojman ve 1 depo, Mardin'de 1 arsa, 2 lojman ve 2
depo, Niğde'de 1 arsa, 4 lojman ve 2 depo, Yozgat'ta 1 arsa, 3 lojman,
Samsun7da 1 arsa, 8 lojman, 7 depo, 1 bekçi evi, Kırklareli'nde'de 2 arsa,
33 depo, 1 bekçi evi, Tekirdağ'da 2 arsa, 5 lojman ve 1 depo, 1 bekçi evi,
Urfa7da1 arsa, 14 lojman, 8 depo,, 1 bekçi evi,Antalya'da 1 arsa, 20 depo,
2 bekçi evi, Erzurum7da 1 arsa, 3 lojman, 1 depo, Çanakkale7de 1 arsa, 6
depo, TZD 1 Taşınmaz,
>12- TDİ Marmaris Limanı,
>13- KBİ 190 Adet Taşınmaz,
>14- SEKA DALAMAN İŞLETMESİ,
>15- SEKA'ya ait 3 taşınmaz,
>16- KBİ'ye ait 210 taşınmaz, 2 arsa ve 3 bina,
>17-POAŞ, Varlıkları ile toplam tesisin satışı,
>18- DİTAŞ,
>19- KBİ'ye ait 4 taşınmaz,
>20- TZD'ye ait 2 Taşınmaz,
>21- SEKA'ya ait 7 taşınmaz,
>22-TÜGSAŞ'a ait 2 taşınmaz bir arsa,
>23- PETKİM'e ait 1 arsa,
>24- TÜPRAŞ'a ait 2 arsa,
>25- SÜMER HOLDİNG'e ait 16 adet arsa,
>26- İSDEMİR (Beraber satılsın diye Erdemir'e verildi),
>27- EBÜAŞ'a ait 2 arsa,
>28- TEKEL'e ait 1 arsa

AKP Hükümetinin (Aralık 2002- Haziran 2005 arası ) Sattıkları

>1-TAKSAN,
>2- GERKONSAN,
>3-SEKA Afyon İşletmesi ,
>4- SEKA Balıkesir İşletmesi,
>5- SEKA Çaycuma İşletmesi,
>6- SEKA Kastamonu İşletmesi,
>7- SEKA Aksu İşletmesi,
>8- SEKA Taşucu Tersane Alanı,
>9- SEKA'ya ait 4 taşınmaz,
>10- TZD Sakarya İşletmesi,
>11- THY USAŞ,
>12- TDİ Trabzon Limanı,
>13- TDİ Dikili Limanı,
>14- TDİ Kuşadası Limanı,
>15- Sümer Holding'e Ait Merinos Halı Fabrikası,
>16- SÜMER HOLDİNG'E Ait ERYAĞ,
>17- SÜMER HOLDİNG'E Ait Adıyaman İşletmesi,
>18- SÜMER HOLDİNG'e ait 117 adet taşınmaz,
>19- KBİ'ye ait 103 arsa, 89 lojman,
>20- EBÜAŞ-MEYBUZ,
>21- EBÜAŞ'a ait 54 taşınmaz,
>22- TEKEL Kaya Tuz,
>23- TEKEL'e ait 30 taşınmaz,
>24- ESGAZ,
>25- BURSAGAZ,
>26- ETİ BAKIR,
>27- ETİ GÜMÜŞ,
>28- ETİ KROM,
>29- ETİ ELEKTROMETALURJİ A.Ş,
>30- Çayeli Bakır İşletmeleri A.Ş,
>31- KBİ Samsun İşletmesi,
>32- KBİ 65 adet taşınmaz,
>33-DİV-HAN A.Ş,
>34- Amasya Şeker Fabrikası,
>35- Kütahya Şeker Fabrikası,
>36- SÜMER HOLDİNG'e ait TÜMOSAN,
>37- SÜMER HOLDİNG Malatya İşletmesi,
>38- SÜMER HOLDİNG Bakırköy İşletmesi,
>39- SÜMER HOLDİNG Diyarbakır İşletmesi,
>40- SÜMER HOLDİNG Çanakkale Deri İşletmesi,
>41- SÜMER HOLDİNG'E Ait 108 Adet Taşınmaz,
>42- SÜMER HOLDİNG Ortadoğu Teknopark A.Ş,
>43- SEKA Karacasu İşletmesi,
>44- SEKA Ankara Alım Satım Binası Müdürlüğü,
>45- SEKA Ardanuç İşletmesi Varlıkları,
>46- TÜGSAŞ,
>47- TÜGSAŞ Gemlik Gübre San. TAŞ,
>48- TÜGSAŞ-İGSAŞ HİSSELERİ % 100,
>49- TÜGSAŞ Urfa Depoları arazisi,
>50- TÜGSAŞ'a ait 23 taşınmaz,
>51- İGSAŞ Kütahya Gübre Varlıkları ,
>52- TEKEL Alkolü İçkiler San. A.Ş,
>53- TEKEL'e ait 60 adet taşınmaz,
>54- TEKEL İnegöl Kibrit Fabrikası T.A.Ş,
>55- TEKEL Gemlik Sun.İp.Mües. T.A.Ş,
>56- TEKEL Tuzluca Tuzlası,
>57- TEKEL Sekili Tuzlası,
>58- EBÜAŞ Samsun Soğuk Hava Deposu,
>59- EBÜAŞ Manisa Kombinası,
>60- EBÜAŞ Manisa Arsası,
>61- EBÜAŞ'a ait 101 adet Taşınmaz,
>62- TDİ ANKARA FERİBOTU,
>63- TDİ Samsun Feribotu,
>64- PETKİM 2adet taşınmaz,
>65- TEDAŞ 1 arsa, 1 adet trafo binası,
>66- TEDAŞ 1 adet taşınmaz,
>67- ATAKÖY Turizm A:Ş,
>68- ATAKÖY Otelcilik A:Ş,
>69- ATAKÖY Marina Ve Yat İşletmesi,
>70- SÜMER HOLDİNG Beykoz İşletmesi,
>71- SÜMER HOLDİNG İstanbul İmar LTD.ŞTİ,
>72- SÜMER HOLDİNG 2 adet Taşınmaz,
>73- TDİ Karadeniz Gemisi,
>74- TEKEL Kristal Tuz Rafinerisi,
>75- TEKEL Kağızman Tuzlası,
>76- TEKEL'e ait 49 adet taşınmaz,
>77- TÜPRAŞ 2 adet taşınmaz,
>78- TDİ 1 Adet Taşınmaz,
>79- SEKA 5 Adet taşınmaz,
>80- KÖY HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (Tasfiye Edildi),
>81- SSK Hastaneleri (Tasfiye Edildi),
>82- SSK Eczaneleri (Tasfiye Edildi),
>82- SEKA Kocaeli Fabrikası ve arsası
>
>AKP'nin SATMAK ÜZERE OLDUĞU ve 2005 YILINDA SATMAK İSTEDİKLERİ
>
>1-Sümer Holding Sarıkamış İşletmesi, Sümer Holding Bergama Pamuk İpliği
>Fabrikası,
>2-Sümer Holding Sivas Dokuma Fabrikası,
>3- Sümer Holding Manisa Pam. Men. A:Ş,
>4- Sümer Holding Makine Ve Teçhizat,
>5- Sümer Holding 32 Adet Taşınmaz,
>6- TÜGSAŞ Samsun Gübre Sanayi A.Ş,
>7- Tekel 5 Adet Taşınmaz,
>8- Araç Muayene İstasyonları 1. Bölge,
>9- DSİ ERCİYES Sosyal Tesisi,
>10-Bayındırlık Ve İskan Bakanlığı ERCİYES Sosyal Tesisi,
>11- Karayolları ERCİYES Sosyal Tesisi,
>12-TEKEL Sigara Fabrikaları,
>13-TEKEL Sigara Fabrikalarına Ait Taşınmazlar,.
>14-TEKEL Puro Fabrikaları,
>15-TEKEL Alkol İşletmelerine Ait Taşınmazlar,
>16- Tercan Ayakkabı İşletmesi,
>17-TCDD Mersin Limanı,
>18-Adapazarı Şeker Fabrikası,
>19-Ereğli Demir Çelik Fabrikası,
>20-İskenderun Demir Çelik Fabrikası,
>21-Ereğli Limanı,
>22- İskenderun Limanı,
>23-Yarımca Limanı,
>24- Yarımca Porselen Fabrikası,
>25- Romanya'daki Silisli Sac Fabrikası,
>26- Divriği Demir Madeni,
>27- Hekimhan Demir Madeni,
>28- Kırıkkale Çelik Çekme Boru Fabrikası,
>29- BORÇELİK,
>30-TÜPRAŞ, (satıldı)
>31- PETKİM,
>32- TÜRK TELEKOM, (satıldı)
>33- KIBRIS TÜRK HAVA YOLLARI,
>34- TÜGSAŞ Toros Gübre Fabrikası,
>35- TÜGSAŞ Tekirdağ, Tarsus, Fatsa Depoları,
>36- Seydişehir Eti Alüminyum A.Ş,.
>37- OYMAPINAR BARAJI,
>38- ETİ Alüminyum'a Ait Madenler,
>39- Emekli Sandığı Ankara Emek İşhanı,
>40-Emekli Sandığı İstanbul Hilton Oteli.
>
>Kurumlarımız sadece satılmadı. Kimisi de yok edildi
>
>
>
"AKP SON ON YILDA BİRİNCİ SIRADA REKOR KIRDI. TÜRKİYE'Yİ SATMA REKORU.

TÜRKİYE AKP HÜKÜMETİ SAYESİNDE EN FAZLA KAR EDEN VE STRATEJIK ONEM TAŞIYAN KULUŞLARINI YABANCILARA SATTI !"
BOZOK.ORG


HAZİRAN 2005 SONRASINDA SATILANLARIN LİSTESİ BENDE YOK.
BÖYLE BİR LİSTESİ OLAN BANA GÖNDERİRSE, ANDIÇ TAMAMLANACAK.
ANDIÇ DİYORUM, ÇÜNKÜ MİLLİ VARLIKLARIMIZI SATANLARDAN BİR GÜN MUTLAKA HESAP SORULACAK.



Sayın Altan Öymen :
"Biz, yabancıya karşı mıyız; hayır. Özelleştirmeye karşı mıyız; hayır.
Diğer ülkelerin yaptığı gibi özelleştirme bizde de yapılabilir, ne mahzuru var, ne zaman itiraz ettik gerçek anlamda bir Fransa'nın yaptığı gibi özelleştirme yapılmasına ?.."
diyor mayınlı arazilerin temizlenmesi ile ilgili konuşmasında.
Özelleştirmeye karşı olmazsanız sonuç yukardaki gibi olur.
"Yabancıya karşı mıyız" demek de saptırmaca. Yabancının, bizim milli şierketlerimizi almasına karşıyız. Ama yabancı sermaye gelsin, Türkiye'de sıfırdan fabrikasını kursun, buna karşı çıkan mı var.
Mesela gelsin sigara fabrikası kursun. Ama kendisi yeni fabrika yapsın, Tekel'i almasın. Ayrıca belli oranda yerli tütün kullanma şartı getirilsin. Çin'in yaptığı gibi.
Ayrıca Sayın Öymen sapla samanı karıştırmış. Fransa gibi emperyalist bir ülke ile Türkiye gibi az gelişmiş bir ülkeyi nasıl kıyaslıyorsun? Devle cüceyi ringe çıkarıyor, serbestçe kapışın diyorsun. Var mı Türkiye'de büyük işletmeleri alacak kadar güçlü ulusal bir sermaye.Ayrıca, Fransa'da örneğin Renault devlet malı. Niçin özelleştirmiyor?.




__,_._,___

Yorum (0) Yorum yaz!

Türkiye'yi Ekvador'a Çevirecekler

 

Türkiye'yi Ekvador'a Çevirecekler


 
Vedat Yenerer - InternetAjans


Eğitimli toplumlar bu kadar kayıt dışına ve hırsızlığa izin vermez. Bu zihniyet Türkiye’yi Ekvador gibi sömürgelere çevirmek üzeredir.

Dünyanın en büyük muz üreticisi aynı zamanda dünyanın en fakir ülkeleri arasında bulunuyor.

Bütün muz çiftlikleri ve transplantasyonlarının sahibi, dünyanın en büyük muz ticaretini yapan ’US Banana Co.’ adlı Amerikan şirketinindir.


 

  26.02.2008
   
Türkiye tam bir sömürge haline getirildi. Her şeyimizi sattılar, gelen parayla bir çivi fabrikası bile kurulmadı. Tam tersine çocuklarımıza aşı ürettiğimiz fabrikamızı bile kapattılar.

Ulu önder döneminde kendi tüfeğini uçağını üreten ve dünyada kendi kendini doyuran 7 ülkeden biriydik. Bana ilk okulda bunu okutmuşlardı. Şimdi domatesimizi bile yabancıdan alıyoruz.

Para ödemezsek dikecek fidan bulamayız.

Borcumuz azalacağına tarihinin en büyük rakamına ulaştı. Utanmadan “yola devam” diyorlar.

Hatırlatmakta yarar görüyorum. Bu listeyi de alıp “ekonomimiz çok iyi” diyenlerin suratına fırlatın. İşte Türkiye’yi parçalamaya çalışan tarihi düşmanlarımıza üç kuruşa satılan, kurum ve kuruluşlarımız.

Türk Telekom, Arap’ın.
Telsim İngiliz’in.
Kuşadası Limanı İsrailli’nin.
İzmir Limanı Hong Konglu’nun..
Araç muayene işi Alman’ın.
Başak Sigorta Fransız’ın.
Adabank Kuveytli’nin.
İETT Garajı Dubaili’nin.
Avea Lübnanlı’nın.
Petkim Ermeni’nin. (Kazak’a sattık, dediler. Kazağı bi çıkardık..Ermeni...)
Rakı Amerikalı’nın.
Finansbank Yunanlı’nın.
Oyakbank Hollandalı’nın.
Denizbank Belçikalı’nın.
Türkiye Finans Kuveytli’nin.
TEB Fransız’ın.
Cbank İsrailli’nin.
MNG Bank Lübnanlı’nın.
Alternatif Bank Yunanlı’nın.
Dışbank Hollandalı’nın.
Şekerbank Kazak’ın.
Yapı Kredi’nin yarısı İtalyan’ın.
Turkcell’in yarısı Finli’nin, Rus’un.
Beymen’in yarısı Amerikalı’nın.
Enerjisa’nın yarısı Avusturyalı’nın.
Garanti’nin yarısı Amerikalı’nın.
Eczacıbaşı İlaç Çek’in.
İzocam Fransız’ın .
TGRT(Fox) Amerikalı’nın.
Demirdöküm Alman’ın.
Döktaş Fransız’ın.
Süper FM Kanadalı’nın.
Hepsi TÜRK’tü.
Sadece 4.5 yıl önce.

(Yılmaz Özdil)

Bu arada asıl değeri 9 (Dokuz) trilyon dolar olan sahip olduğumuz bor ve Etibank ABD’ye 40 milyon dolarcık’a verilecek.

Yazıklar olsun. Verene de kaptırana da...

Borla çalışan araba üretildi, Türkiye kıskaçta. Arabayı bor madeniyle çalıştıracak patentli 600 proje olduğu ortaya çıktı. Türkiye, dünya rezervinin yüzde 70’ine sahip ve uluslararası teröristler Türkiye uyanmadan bu kaynağı ele geçirmeyi planlıyor.

Düne kadar açlıktan nefesi kokan, kaçak ve imarı olmayan binalarda yaşayan, bugüne kadar hiç bir katma değer üretmemiş tiplerin ve ailelerinin siyasete girdikten sonra sosyeteye girmeleri ve elli bin dolarlık kol saatleri ile dolaşmaları, sadece Türkiye gibi aydını ve eğitimi az olan ülkelerde görülür.

Eğitimli toplumlar bu kadar kayıt dışına ve hırsızlığa izin vermez. Bu zihniyet Türkiye’yi Ekvador gibi sömürgelere çevirmek üzeredir.

Dünyanın en büyük muz üreticisi aynı zamanda dünyanın en fakir ülkeleri arasında bulunuyor.

Bütün muz çiftlikleri ve transplantasyonlarının sahibi, dünyanın en büyük muz ticaretini yapan ’US Banana Co.’ adlı Amerikan şirketinindir.

Ekvador halkı bu çiftliklerde sadece asgari ücretle ve köle gibi çalıştırılırlar. O ülkenin kimler tarafından yönetildiği, dini imanı sömürgecinin umurunda değildir. Ülkeyi yeter ki toplumu uyutacaklar yönetsin yeter.

Büyük rantı da emperyalistlerle, Ekvador’u satan hainler kırışırlar. Dinleri de imanları da paradır.

Bakan eşlerinin üzerinde ABD bayraklı tişörtleri orada da görürsünüz. Ülkenin bu durumdan kurtulması da ancak aydınların önderliğinde halk ayaklanması ile olabilir.

Başka yolu yoktur. Sömürgeciler bunu çok iyi bildiklerinden girdikleri yerde önce aydın kıyımı yaparlar ki halkı uyandıran olmasın.

Sadece Irak’ta 4 yıl içinde on binlerce akademisyen, mühendis, doktor ve eğitimli insan evlerinin önünde öldürüldü. Kalanlar da ülkeyi bir gecede terk etti.

Bakın ABD sömürgesi olmayı kabul etmeyen Somali’ye, bakın Nijerya’ya, bakın Sudan-Darfur’a, ne hale getirildiler.

Buralarda su kuyusu açmaya kalksanız petrol fışkırıyor. ABD’nin postalını yalayan petrol ülkelerinin de durumu ortada. Dünyanın en onursuz yönetimleri de onlardadır. Örneğin, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar. Emperyalistlerin Chavez ve Ahmedinecad’dan neden rahatsız olduğu o kadar belli ki...

Yorum (1) Yorum yaz!

MİGROS'u da Yunanlı Aldı

MİGROS'u da Yunanlı Aldı

En Son Haber                                                                                                                                                            Türkiye’nin aktif büyüklükteki 9. bankası Finansbank’ı satın alan Yunan Ulusal Bankası’nın ortakları arasında Türkiye karşıtı Yunan Ortodoks Kilisesi de bulunuyor.

MİGROS'U ALAN ŞİRKETİN ARKASINDA BİR YUNANLI VAR

BC Partners şirketinin en önemli hissedarı Yunanlı Nikos Stathopulos Türk şirketi Migros'u 3,25 milyar dolar karşılığında satın aldı.

 

  15.02.2008
   
Finansbank geçtiğimiz yıl Yunanistan'ın en büyük bankası Ethniki (Ulusal) Bank tarafından satın alınmıştı.

Türkiye’nin aktif büyüklükteki 9. bankası Finansbank’ı satın alan Yunan Ulusal Bankası’nın ortakları arasında Türkiye karşıtı Yunan Ortodoks Kilisesi de bulunuyor.

MİGROS'U ALAN ŞİRKETİN ARKASINDA BİR YUNANLI VAR

BC Partners şirketinin en önemli hissedarı Yunanlı Nikos Stathopulos Türk şirketi Migros'u 3,25 milyar dolar karşılığında satın aldı.

GAZETEYE GÖRE YUNAN MUCİZESİ

İmerisia gazetesinin haberini YUNAN MUCİZESİ kelimeleriyle süsledi.

Birçok alanda faaliyet gösteren Yunanlı yatırımcı bir mucize daha gerçekleştirdi.

Türkiye'nin en büyük alışveriş mağazalar zinciri Migros Türk, dün sonuçlanan satış ihalesinde 3,25 milyar doların üzerinde sağlanan anlaşmayla Nikos Stathopulos'un sahibi olduğu BC Partners şirketi tarafından satın alındı.

PARAYI TÜRK BANKALARINDAN ALDI

Türk bankaların finanse ettiği bu satış, özel sermayelerin Batı'da yaşanan ekonomik bir duraklama nedeniyle dikkatlerini yeni gelişen pazarlara yönelttiklerini ortaya koyuyor.

"TÜRKİYE'DE SICAK KARŞILANDIM"

Türkiye'de çok sıcak karşılandığını söyleyen Yunanlı işadamı Stathopulos,

"Türk bankalarından finansman sağlamak en iyi yöntemdi"

dedi. Stathopulos,

Azerbaycan'da, Kazakistan'da, EYCM'de ve Kırgızistan'da da faaliyet gösteren Migros mağazalarının sayısını önümüzdeki beş yıl içinde ikiye katlamayı planlıyor.

Yorum (0) Yorum yaz!

TOPRAK MEHMET'E SUSAMIŞSA

Kalemin, Namluyla, Namlunun Namusla Buluştuğu Noktada Bir Şaheser


http://www.acikistihbarat.com/Kitaplar.asp?kitap=10

 

Toprak Mehmet'e Susamışsa
"Ülkem, Bayrağım, Onurum"

 

 

02 Mayıs 2007  

“ÖZEL KUVVETLER'in” Güneydoğu'da verdiği mücadeleyi, Türkiye'de anlatan ilk kitap... ;

TOPRAK MEHMET'E SUSAMIŞSA

“ülkem, bayrağım, onurum”

Abdullah AĞAR

Komando Tugaylarında ve Özel Kuvvetlerde; tim, takım ve bölük komutanlıkları yapmış, 5. Tim, Ölüm Dağları Bekler ve Türk Komandoları kitaplarının yazarı, Abdullah AĞAR'ın son kitabı...

Kitap, bölücü terör örgütü ve elebaşının “Bebek Katili” ünvanı aldığı katliamı; o katliamda öldürülen bebek, çocuk ve kadınları anlatarak başlıyor. Ve bu katliamı gerçekleştiren grupla, Özel Kuvvetlerin girdiği çatışmayı anlatarak devam ediyor.

Mehmetçik'in, bölücü teröre, ardındaki karanlık güçlere karşı verdiği kahramanlık dolu mücadeleden, nice GERÇEK kesit daha…

Bu kitap;

Dosta güven, düşmana korku salacak…

“Mehmetçik” ve “Mehmetçik Milletin” kim olduğunu bütün yalınlığıyla, Dünyaya haykıracak... Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve özellikle Özel Kuvvetlerin yıpratılmaya çalışıldığı şu netameli dönemde, Türkiye'yi parçalama hesabı yapanların yüzüne, tokat gibi patlayacak.

Kitapla beraber 2 tane de CD hazırlandı... Bu da Türkiye'de bir ilk... CD'lerde, tiyatro sanatçılarının kitaptan okuduğu bölümler ve hayatınızda ilk defa dinleyeceğiniz besteler var. Ayrıca özel efektler de kullanıldı...

Vatanım, Bayrağım, Sancağım,

Milletim, Devletim,

Şerefim, Namusum, Onurum,

İlahi Ahdim, İnancım,

Silahıma El Koyup, Üzerine Ettiğim Yeminim…

Bu kitap da, diğerleri gibi;

Mukaddeslerimiz için toprağa düşenlere,

Düşeceklere…

Bu yolda yürümüş olanlara,

Yürüyenlere…

Ve yürüyecek olanlara…

İthaf edilmiştir.

 

Bir Asker Ne İçin Ölür?

Peki, Bir Asker, Ne İçin Ölmek İster?

Bu Millet Neden Asker?

Peki, Düşmanlar Neden Düşman?

 

Bu Sorulara Yanıt Bulmadan,

Sadece Güneydoğu'daki Bölücü Terörü Değil,

Türk Milletinin Bin Yıldır Yaptığı Savaşları da

Anlamak Mümkün Değildir;

Bundan Sonra Yapacağı Savaşları da,

Nasıl Savaşılacağını da…

 

Anlattığım Her Şeyi; “Yaşam Ne Kadar Güzel Olsa da,

‘Ölüm' Yaşamdan Daha Güzeldir İnancıyla Yazdım.” 

“Layıkıyla Öldükten Sonra…”

 

Kitabın Arka Kapak Yazıları:

Kahraman bir gazi, Atatürkçü bir vatan evladı ve şaheser bir yazar olarak sizi selamlıyorum.

Rauf DENKTAŞ, KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı

ATA genlerinden intikal eden askerlik, vatanperverlik, vatan uğrunda şahadet pervasızlığını; gerçek muharebe ortamlarında irdeleme yeteneği herkese nasip olmuyor. Ağar, bu yetenekte bir asker ve y azar... Çıkardığı sonuçları bir yiğit duruş ve ruh haliyle gelecek nesillere aktarırken de, son derece usta bir kalem...

Tuncer Kılınç, (E) Orgeneral, MGK (Es) Genel Sekreteri

Okurken utanarak ağlıyorum… Gözyaşı okumayı zorlaştırıyor… Söylenecek şey yok… Gırtlağımda yumruklar… Allah'ın Mehmetçik'leri sakladığı gece, aklımdan çıkmayacak…

Banu AVAR, Sınırlar Arasında

Ağar'ı gençlik yıllarının tümünü Güneydoğunun dağlarında geçirmiş savaşçı bir subay olarak tanıdım. Gazi de oldu. Yılmadı. Şimdi de yaşadıklarını, bütün yalınlığıyla anlatan bir yazar olarak karşımızda...

Hasan KUNDAKÇI, (E) Korgeneral, OHAL Bölge (Es) K.

Kitap, bir vatanseverlik destanı... Hayranlık, umut ve gurur uyandırıcı... Gerek içeriği, gerekse yazı dili çok etkileyici...

Prof. Dr. Mahmut BAYIK, Türk Kan Vakfı ve Türkiye Kan Merkezleri ve Transfüzyon Der. Başkanı

Olayların içinden bir kahraman, en güzelini yaratmış… En büyük edebiyat ödülüne lâyık bir eser…

Kemal YILMAZ, (E) Korgeneral, J. As. Böl. ve ‘dönemin' Özel Kuvvetler K.

Ağar, ‘kalem'iyle ‘namlu'sunu ve ‘namus'unu birleştirmiş bir yazar…

Cengiz ÖZAKINCI, Yazar

Abdullah, çok önemli olayları, çok basit cümlelerle, çok vurucu anlatıyor. Zamanımızın Fakir Baykurt'u… “Bir Sahip-i Üslup...” Türkiye'de böyle yazar kaç tane? Ve bu, Allah vergisi bir yetenek…

Attila İLHAN

 

 

http://www.acikistihbarat.com/Kitaplar.asp?kitap=10


Toprak Mehmet'e Susamışsa



Yayınevi : KitapTürk
Yazar : Abdullah Ağar
Liste Fiyatı : 20 YTL (KDV Dahil)
Açık İstihbarat Özel Fiyatı : 14.00

Kitapla beraber, stüdyo ortamında, , tiyatro ve ses sanatçıları tarafından; özgün besteleri , müzikleri ve efektlerle seslendirilmiş 2 CD

 

Yorum (0) Yorum yaz!

İŞTE YİNE ELİ ÖPÜLESİ TÜRK ANNESİ..

DTP'lileri tek başına susturan kadın

'Operasyon durdurulsun' diye eylem yapan DTP'lileri bir anne tek başına susturdu. DTP'liler, kendilerine tepki gösteren kadını linç etmeye kalktılar.
28 Şubat 2008
DTPlileri-tek-basina-susturan-kadin
Şanlıurfa'da Demokratik Toplum Partisi (DTP), Mazlum-Der, KESK ve DİSK tarafından düzenlenen "Barışa Bir Şans Ver" mitingine, yoldan geçen bir kadın tepki gösterdi. DTP'liler ise küfürler yağdırarak kadının üzerine yürüdü. 

"KÖYLER BASILIRKEN SİZ NEREDEYDİNİZ!"
Basın açıklamasının bittiği sırada yoldan geçen bir kadın eylemcilere tepki gösterdi. İsmini açıklamayan kadın, "Savaşı durdursunlar ki analar babalar bir daha ağlasın. Ne diyorsunuz siz? Bu bizim en büyük barışımız, en büyük mücadelemizdir" diye tepki gösterdi. O esnada grup içindeki bir kişi, "İnsanlar ölerek barış sağlanmaz" diye cevap verince bayandan, "İnsanlar zaten ölüyordu. Köyler basılırken siz nerdeydiniz? Çoluk çocuk ölürken siz nerdeydiniz? Şerefli askerlerimiz bizi koruyor. Namusumuzu koruyor" yanıtını alınca arbede yaşandı.

LİNÇ ETMEYE KALKTILAR
Mitinge katılanlar kadının üzerine yürüdü. Polis tarafından olay yerinden uzaklaştırılmaya çalışılan kadına, grup içerisinden bazı kişiler küfür etti. Kadına saldırmaya çalışan şahslara polis engel oldu.

YÜZ TANE EVLADIM OLSA HEPSİNİ GÖNDERİRİM
Olay yerinden polis tarafından uzaklaştırılan kadın, "Benim de evladım var. Yüz tane evladım da olsa hepsini savaşa gönderirim. Askerimizi bütün canımızı, bedenimizi korurken, millet ayaklanmış hayır diyor. Evet, ben evet diyorum. Yüz tane de evladım olsa hepsini gönderirim" diye konuştu.



VATAN ANNESİYİM

Gazetecilerin olay yerinden yürüyerek uzaklaşırken ismini sorduğu kadın, "Vatan annesiyim" şeklinde yanıt verdi. Mitinglerini gerçekleştiren grup ise sloganlar atarak DTP Şanlıurfa binasına girdi.
http://www.ensonhaber.com/Gundem/112780/DTPlileri-tek-basina-susturan-kadin.html

Yorum (0) Yorum yaz!

Yüz karası milletvekilleri‏

Yüz karası milletvekilleri‏ (Milletin değil kendilerinin vekilleri)   

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda, sağlıkta katkı payı konusunda sadece operasyonlarda yaralanan MİT, polis ve askerlere muafiyet tanınıyor. Yapılan düzenlemeyle, milletvekilleri de şimdi katkı payı konusunda operasyona katılan güvenlik kuvvetleriyle aynı statüye kavuştu.

Kendilerine kepçeyle...

TasarIya vekiller lehine eklenen ayrıcalıklara tepki gösteren Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Milletvekilleri, süper fırsatçılık yapmıştır” dedi. Protesto eylemi yapacaklarını açıklayan Avcı, milletvekillerinin memura kaşıkla kendine kepçeyle zam yaptıklarını söyledi.

Milletvekiline kıyak üstüne kıyak

’Refom yasası’nda vekiller, kendileri için ikinci bir kıyak daha yapmış. Sigortalının ödeyeceği katkı payı artırılırken, milletvekili muaf tutulmuş

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda, sağlıkta katkı payı konusunda sadece operasyonlarda yaralanan Milli İstihbarat Teşkilatı, polis ve askerlere muafiyet tanınıyor. Bunların katkı paylarının devletçe karşılanması öngörülüyor. Alt komisyonda tasarıya konulan düzenlemeyle, milletvekilleri de şimdi katkı payı konusunda operasyona katılan güvenlik kuvvetleriyle aynı statüye kavuştu. Vekiller, tasarıya ’korsan’bir şekilde kıyak emeklilikte sokmuşlardı.

Büyük tepki çekti

Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Milletvekilleri, sosyal güvenlik tasarısında süper fırsatçılık yapmıştır” dedi. Avcı, sosyal güvenlik yasa tasarısının, “IMF politikalarının ürünü olduğunu ve sosyal yönü bulunmadığını” savunarak, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda oylanacağı 26 Şubat’ta TBMM önünde protesto eylemi yapacağız “ diye konuştu.

Durumları içler acısı

Avcı sözlerine şöyle devam etti: “Sayın milletvekillerimizin müsaade buyurması durumunda tüm örgütlülüğümüzle bu içler acısı durumuna bir an önce son verilmesi için yardım edelim.” Avcı, ‘milletvekillerinin memura kaşıkla kendine kepçeyle zam yapma anlayışını’ sürdürdüğünün anlaşıldığını belirtti.

İmzalar 3 AKP’linin!

Çalışanların haklarını tırpanlayarak milletvekiline bin 500 YTL’lik kıyak sağlayan “Sosyal Güvenlik Yasa tasarısı” tartışma konusu olmaya devam ediyor. CHP ve MHP’nin karşı çıktığı raporu 3 AKP’linin imzaladığı ortaya çıktı. İmzacılardan Mustafa Açıkalın metni görmediğini, Cargill’e kıyak yasasını Meclis’ten geçiren Altan Karapaşaoğlu “içeriğini” bilmediğini söylerken, Muzaffer Baştopçu ise sustu.

Katkı payı: 2 YTL

Tasarıya göre: Ayakta tedavi kapsamında hekim ve diş hekimi muayenelerinde sigortalılardan muayene başına 2 YTL katkı payı alınacak. Sağlık ocaklarında katkı payı alınmayacak. Ama sağlık ocağına gitmeden hastaneye başvuranlar için bu para 10 YTL’ye çıkabilecek. Ortez, protez, iyileştirme araç ve gereçleri ile ayakta tedavide sağlanan ilaçlar için de sigortalılardan yüzde 10-20 katılım payı talep edilecek.

‘Ballı reform’ komisyonda

Hükümet tarafından TBMM’ye sevk edilen, “Sosyal Güvenlik Yasa tasarısı” ilk önce tali komisyon olarak TBMM Sosyal İşler Komisyonunda ele alındı. Çalışmaları 1 hafta önce tamamlanan ancak başta, “milletvekillerinin özlük hakları”nda yapılması düşünülen değişikliğe ilişkin husus olmak üzere bazı maddelere milletvekillerinin şerh koyduğu alt komisyon raporu, yarın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda ele alınacak.

Emeklisine 6 bin YTL maaş

Sosyal güvenlik uzmanı Ali Tezel, düzenlemeyi şöyle değerlendirdi: ”Tasarı hem milletvekillerine, hem de emeklilerine yaklaşık 1.450 YTL temsil tazminatı getiriliyor. Yani hem vekil emeklilerinin maaşları 4 bin 400 YTL’den yaklaşık 6 bin YTL’ye çıkacak. Hem de milletvekili olup seçilemeyince emekliliğe hak kazanamayan kişilerin emekli oluncaya kadar her ay 1.500 YTL temsil tazminatı alacak ve ölüm halinde bu çocuklarına kalacak.

Haber : Müge HASANÇEBİ


              

Yorum (0) Yorum yaz!

HAKLI ÇIKTIK

HAKLI ÇIKTIK

Çankaya’dan beklenen açıklama büyük bir tesadüf eseri Türkiye’nin sınır ötesi harekatıyla aynı güne denk geldi!..


Abdullah Gül, yükseköğretimde başörtüsünün serbest bırakılmasını öngören Kanunu onayladı. Cumhurbaşkanı Gül, açıklamasında düzenlemeyi Cumhuriyetin temel niteliklerine ve Anayasa’ya aykırı bulmadığını da belirtti.


CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, kararı “Türkiye çok karanlık bir sürece girecektir. Daha önceden tamamladığımız hazırlıkar var. Anayasa Mahkemesi’ne başvuracağız. Umuyoruz ki yargıçlarımız bu düzenlemeyi iptal edecektir” dedi.


Gül, türbanı onayladı
Abdullah Gül, türbanı üniversitede serbest bırakan düzenlemeyi anayasa ve cumhuriyetin şekil kurallarına aykırı bulmadığını bildirdi



Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gözler Irak’ın kuzeyinde iken, henüz inceleme süresi sona ermeden türbanla ilgili anayasa değişikliğini onayladı. Düzenlemeyi anayasa ve cumhuriyetin şekil kurallarına aykırı bulmadığını belirten Gül, bugüne kadar “STK’ların iyiniyetli önerilerini beklediğini, ancak sonuç alınamayacağını görünce onayladığını” bildirdi.
Cumhurbaşkanlığı’ndan, Gül’ün onay kararıyla ilgili olarak yapılan yazılı açıklama şöyle:
* 5735 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla ilgili olarak yapılan incelemede, Anayasanın 10’uncu ve 42’nci maddelerine eklenmesi öngörülen hükümlerin, Anayasada zaten var olan hükümleri daha ayrıntılı bir şekilde tavzih ve teyit etmek suretiyle kanun önünde eşitlik ilkesini ve eğitim ve öğrenim hakkını güçlendirmeyi hedeflediği anlaşılmıştır.


411 vekil yüzde 80
*  İncelenen kanunla yapılan düzenlemeler hukukun genel ilkelerine, Cumhuriyetin temel niteliklerine ve Anayasa değişikliğine ilişkin şekil kurallarına aykırı bulunmamıştır. 

*  Diğer taraftan, anılan Kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu bulunan dört siyasi partiden üçünün desteğine ve milletvekillerinin geniş bir mutabakatına dayalı olarak 411 oyla kabul edilmiştir. Bu, genel seçimlerdeki oyların yaklaşık olarak % 80’ine tekabül etmektedir. Çeşitli kamuoyu araştırmalarında da, sorunun çözümü konusunda genel bir eğilimin ortaya konduğu görülmektedir.

* Anılan kanuna ilişkin tartışmalar ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce kabul edilmesinden sonra Cumhurbaşkanlığına iletilen görüşler sebebiyle, Sayın Cumhurbaşkanımız konunun uzmanlarıyla görüşmüş ve konunun her yönüyle değerlendirilmesi için ayrıntılı incelemeler yaptırmıştır.

* Sayın Cumhurbaşkanımız, meselenin Anayasa değişikliğine gerek kalmadan partiler arasında sağlanacak bir mutabakatla çözümü için sivil toplum örgütlerinin başlattıkları iyiniyetli girişimlere fırsat vermek amacıyla bir süre beklemeyi uygun bulmuşlar ve bu girişimlerin sonuçlanmasını beklemişlerdir.

* Ancak, kanunların yayımlanması için Anayasanın 89’uncu maddesinde öngörülen süre içinde söz konusu girişimlerden bir sonuç alınamayacağı anlaşılmıştır.


AB reformlarını hızlandırın
* Bu sebeplerle, anılan Kanun Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Anayasanın 89’uncu ve 104’üncü maddeleri uyarınca yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderilmiştir.

* Bununla birlikte, bazı vatandaşlarımızın endişelerinin de anlayışla karşılanmasında ve bu endişeleri giderecek düzenlemelerin hayata geçirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımız bu kaygıların giderilmesi konusunda azami hassasiyet ve özenin gösterilmesi gereğine inanmaktadır.

* Ayrıca, diğer temel hak ve hürriyetleri güçlendirecek düzenlemelere hız kazandırılması ve AB’ye tam üyelik sürecinin gerektirdiği reformlara öncelik verilmesi de Sayın Cumhurbaşkanımızca gerekli görülmektedir.



10 gün bekledi
Türban teklifine TBMM Genel Kurulunda, 9 Şubat Cumartesi günü yapılan ikinci turda 103 ret oyuna karşılık 411 oyla kabul edilmişti. Kanun, 12 Şubat’ta Çankaya Köşküne gönderilmişti.


CHP itiraz edecek
TürbanIn onaylanmasının ardından açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Öymen, Anayasa Mahkemesi’ne gideceklerini söyledi. Öymen, “Türkiye çok karanlık bir sürece girecektir. Daha önceden tamamladığımız hazırlıkar var. Arkadaşlarımız üzerinde çalışıyor. Anayasa Mahkemesi’ne başvuracağız. Umuyoruz ki yargıçlarımız bu düzenlemeyi iptal edecektir” dedi.


AKP: Hayırlı olsun
CumhurbaŞkanI Abdullah Gül’ün, yükseköğretimde türbanı serbest bırakan Anayasa değişikliğini onaylamasının ardından AKP’den ilk tepki Grup Başkanvekili Sadullah Ergin’den geldi. Ergin, Gül’ün kararını “Sayın Cumhurbaşkanı uygun bulmuş ve onaylamış. Onaylama gerekçesinde değişikliğin parlamento sürecini de özetlemiş. Hayırlı olsun” diye konuştu.


Yasak kalkmaz
ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut, Gül’ün türbanla ilgili Anayasa değişikliği teklifini onaylamasının, üniversitelere türbanlı öğrenci girmesi konusunda önemli bir değişime neden olmayacağın belirtti. Akbulut, “Değişiklikler resmi gazete yayımlansa bile, ek 17. madde değişikliği yapılmadan hiç kimse bizi üniversitelere türbanlı öğrencilerin alınmasına mecbur edemez” açıklamasında bulundu.


367 bin 532 imza toplandı
Ünİversİte Konseyleri Derneği, İzmir Büyükşehir Belediyesi Çetin Emeç Salonu’nda türbanın üniversitelerde serbest bırakılması ile ilgili toplantı düzenledi. Toplantıya Ege, Dokuz Eylül, Ekonomi ve Yaşar üniversitelerinden birçok öğretim üyesi, öğrenciler ve işçi temsilcileri katıldı. Üniversite Konseyleri Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. İzge Günal, üniversitelerde türbana karşı 7 bin 2 imza topladıklarını belirterek, “Meclis’in üniversitelerde türbanı serbest bırakacak şekilde kanun yapma hakkı yoktur. Biz olduğumuz sürece türban üniversitelere giremez” dedi.

23/02/2008  03:55

Yorum (0) Yorum yaz!

Vakıflar Kanunu Lozan'a aykırı mı?

Vakıflar Kanunu Lozan'a aykırı mı? Evet. (1)
SSSSSssssadi Sadi SOMUNCUOĞSOMUNCUOĞLU

Cumhurbaşkanının imzasına sunulan Vakıflar Kanunu üzerindeki tartışmalar yoğunlaşarak devam ediyor. En önemli soru, bu kanun Lozan Antlaşması’na aykırı mı? Aykırı ise mesnetleri nelerdir?
Bu konuda Lozan ne diyor, önce ona bakalım. Azınlıklarla ilgili düzenleme, 37-45. maddelerde yapılmış. Vakıflar bahsi ise, 40. ve  42/son fıkra da ele alınmış.  “Mütekabiliyet” i, düzenleyen 45.md. ise bu bölümün şifresi gibidir, tılsım burada gizlidir, çok önemlidir. 
Bu maddeler özetle;
Md. 40. “Müslüman olmayan azınlıklara mensup olan Türk vatandaşları... eşit hakka sahip olacaklardır.” Buradaki düzenleme  “vatandaş”  hukuku ve “eşit”  hak esasına göre yapılmıştır. TC Devleti, eşit vatandaş esasına göre kurulduğundan, kökeni ne olursa olsun herkes birbirine eşittir.  Rum Ortodoks vatandaşlarımız,  her konuda olduğu gibi vakıf, dernek, şirket gibi tüzel kişilikler kurmada da aynı haklara sahiptir. Bu bahiste herhangi bir ihtilaf yoktur.
Md.42. “...Türk Hükümeti adı geçen azınlıklara ait, kiliselere, havralara, mezarlıklara ve öteki dinsel kuruluşlara koruma önlemi almayı yükümlenir. Bu azınlıkların bugün Türkiye’de var olan vakıflarına, dini ve hayri her türlü kolaylık gösterilecek ve  Türkiye hükümeti yeni dini ve hayri kuruluşların çalışması için, benzeri diğer özel kuruluşlara sağlanmış olan kolaylıkları esirgemeyecektir.”
Madde, o tarihte  “var olan vakıflar”  diyerek, sadece bunları ve sahip oldukları statüyü esas almıştır. Sonra bunlara  “dini ve hayri”  çalışmalarında her türlü kolaylık gösterileceğini ve  “yeni dini ve Hayri kuruluşların çalışması için, benzeri diğer özel kuruluşlara sağlanmış olan kolaylıkları esirgemeyecektir” diyor. Türkiye dini ve hayri çalışmalara her kolaylığı gösterdiği gibi, bunu aşan tecavüzlere de göz yummuştur. Mesela; Lozan’da Patrikhane’nin Fener’de kalmasına,  sadece İstanbul’daki Rum Ortodoksların dini hizmetini yapması için  izin verildiği halde, şu anda bu şart çiğnenmektedir. Patrik, fiilen  “ekümen” dir, devletlerle yazışmasında “Yeni Roma, Kostantinopolis ve Ekümenik Patrikhane’nin Baş Patriği”  unvanını kullanmakta, yabancıların  görev yapması yasak olduğu halde,   “Kutsal Meclisi” nin yarısı yabancı papazlardan oluşmaktadır. Hedefin, Vatikan benzeri bir egemen merkez teşkili olduğu anlaşılmaktadır. Dünya hukukunda olduğu gibi, Türkiye Anayasası  da; bir din, mezhep, cemaat, ırk ve etnik grup adına tüzel kişilik tesisine müsaade etmez. Ancak vatandaş esasına dayalı tüzel kişilikler kurulabilir. Bunun için, md. 42/3 de  sözü edilen,  Hıristiyan cemaatin emsal göstereceği küme kimliğine dayalı bir örnek yoktur. Türkiye’nin kusurundan da bahsedilemez.
Çok önemli olan 45.inci md. metni ise şöyle:  “İşbu fasıldaki hükümler ile, Türkiye’nin Müslüman olmayan azınlıklarına tanınan hukuk, Yunanistan tarafından da kendi ülkesinde bulunan Müslüman azınlıklar için de tanınmıştır.”  Burada  “Mütekabiliyet”ten bahsedilmektedir. Gerçi bu kavrama,  bizim  kilise avukatları ve Hükümet ısrarla,  “Paralellik”  adını veriyorsa da, .Yunanistan bile en son 7 Şubat 2008’de çıkardığı  azınlık vakıfları kanununda da aynen “Mütekabiliyet” terimini kullanıyor. Konumuz bakımından fark etmez. Esas olan karşılıklı yükümlülük altında olmamızdır. Eğer böyle olmasaydı, bu maddeye ihtiyaç kalmazdı. Neticede, bir taraf yükümlülüğüne uymazsa, diğer tarafın da uyma mecburiyeti ortadan kalkar.
Yunanistan, Müslüman-Türk azınlığa Lozan’ın tanıdığı haklarının büyük bölümünü vermiyor. Yıllardır, Vakıf mütevelli heyetleri görevden alınmış yerine tayin yapılmış, Müslüman cemaat müftüsünü seçemiyor, kendine Türk diyemiyor, taşınmazlarının elinden alınmış. Şimdi sadece Müslüman-Türk azınlık Vakıfları için bir kanun çıkarılıp, daha da cendere altına alınmak planları yapılıyor.
Buna rağmen, bugüne kadar  Türkiye, Lozan hükümlerine tek taraflı olarak uymaya devam ediyor. Şimdi ise, bu kanunu çıkararak, Hıristiyan cemaatinin vakıflarını imtiyazlı-egemen hale getiriyor.
Sadi SOMUNCUOĞLU

Yorum (0) Yorum yaz!

Sosyal Güven(siz)lik Geliyor! Dikkat!!!

Sosyal Güven(siz)lik Geliyor! Dikkat!!!
(Arkadaşlar..Sosyal güvenlik yasası hakkında ne düşünüyorsunuz?Sonuçta bu hizmetlerden bizler ve çocuklarımız yararlanacağız!!! )                     Sosyal Sigortalar ve Genel Saglik Sigortasi yasa tasarısı

Şu anda mecliste bekleyen 5510 sayılı (Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) yasa tasarısı eğer yasalışırsa pek çok hakkımızı kaybedeceğiz.


Sağlık ve sosyal güvenlik haklarımızda oluşacak kayıplardan bazıları şöyle:

Ø Zaten kadınlar için 58, erkekler için 60 olan emeklilik yaşı hem kadınlar, hem de erkekler için 65'e çıkarılacak. (Madde 28)

Ø Emekliliğe hak kazanabilmek için yakın zamanda 5.000'den 7.000 güne çıkarılan prim ödeme zorunluluğu 9.000 gün prime çıkacak. (Madde 27)

Ø Emekli maaşları % 23 ila % 33arasında düşürülecek. (Madde 29)

Ø Yıpranma hakkı gasp edilecek

Ø Aylık geliri 139,6 YTL'den fazla olan bütün vatandaşlar her ay 73 ila 475 YTL Genel Sağlık Sigortası primi ödemek zorunda kalacak. (Madde 88)

Ø Sadece ayakta tedavi olununca değil; hastalık, kaza, ameliyat gibi nedenlerle hastaneye yatmak gerekince de 'katılım payı'adı altında para ödenecek. (Madde 68)

Ø 'Katılım payı' gerektiğinde beş katına kadar arttırılacak. (Madde 68)

Ø Bütün sağlık hizmetleri paralı olacak.

Ø Sağlık hizmeti alabilmek için bu ülkenin vatandaşı olmak, üstelik vergi ödemek, dahası Genel Sağlık Sigortası primi yatırmak, hatta bir de 'katılım payı' ödemek yetmeyecek. Şimdi bir de 'ilâve ücret' adı altında para ödemek gerekecek. (Geçici Madde 5)

Ø Bütün dünyada anne sütünün önemi yeniden anlaşılır ve emzirme teşvik edilirken Türkiye'de 'sigortalının çocuğuna bir ay anne sütü yeter' mantığı geçerli olacak. Daha önce doğum yapan sigortalılara altı ay süreyle verilmesi öngörülen emzirme yardımı bir aya düşürülecek.

Ø Hastalanan sigortalılara verilen iş görememezlik ödeneği % 16 azalacak. (Madde 18, 19, 80)

Ø Emekli Bağ-Kur'lularının maaşından 10 yıl süreyle % 10oranında Genel Sağlık Sigortası primi kesilecek. (Madde 88)

Ø Primini ödeyemeyen vatandaşlar sağlık hizmeti alamayacak , hastane kapılarından geri dönecek. (Madde 88, 89 ,90)

Ø Primini ödeyemeyen çiftçilerin pamuğuna buğdayına, üzümüne tütününe el konulacak. (Madde 87)

Şu anda sadece Türkiye'de değil dünyanın pek çok ülkesinde benzer politikalar uygulanmaya çalışılıyor. Devletler sosyal güvenlik ve sağlık harcamalarını azaltma çabasındalar. Fransa ve Yunanistan'da büyük grevler ve yürüyüşlerle bu yasalar engellenmeye çalışılıyor. Şu an yasanın getirecekleri ile ilgili yeterli farkındalık yok. Biz de bu yasayı engelleyebiliriz. Biz karşı koyarsak bu yasayı geçiremezler!

Yorum (0) Yorum yaz!

Bize 301'i kaldırın diyenlere bakın !

                                                                          BAK SENNN   ŞUNLARA..                                                                                                                                            

Bize 301'i kaldırın diyenlere bakın !

'AB'den sonra Ermenilerin de kaldırın dediği TCK'nın 301'inci maddesine dikkat çekmek istiyorum. Biliyorsunuz, 'Türklüğü, Cumhuriyeti, TBMM'yi, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni, devletin yargı organları'nı, askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayanlara hapis cezası verilmesini' düzenleyen 301 'inci maddenin değiştirilmesi, AB'nin de baskısıyla yeniden gündemde.
301 'inci maddenin çok daha serti AB ülkelerinin neredeyse tümünün yasalarında var. Tümünde de çok ağır cezalar öngörülmüş. Birkaç örnek verelim:
İŞTE AB ÜLKELERİNİN 301 'LERİ...
İtalya Ceza Kanunu, Madde 292: 'Her kim ulusal bayrağı veya devlete ait diğer bir sembolü aşağılarsa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.'
Almanya Ceza Kanunu, Madde 90: 'Her kim bir toplantıda veya yazılı neşriyatın dağıtılması suretiyle alenen Almanya Federal Cumhuriyeti'ne veya federe devletlerine veya anayasal düzenine hakaret eder veya kötü niyetle AŞAĞILARSA veya Almanya Federal Cumhuriyeti'nin veya federe devletlerden birinin renklerini, Bayrağını, Armasını Veya Ulusal Marşını Tahkir Ederse üç yıla kadar hapis veya para cezası ile cezalandırılır.'
Polonya Ceza Kanunu, Madde 133: 'Her kim Polonya Halkını ve Polonya Cumhuriyeti'ni alenen AŞAĞILARSA bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.'
İspanya Ceza Kanunu Madde 543: '...İspanya'nın, özerk bölgelerini veya simge ve amblemlerinin Sözle, Yazıyla Veya Eylemle alenen AŞAĞILARSA veya KÜÇÜK DÜŞÜRÜRSE, yedi aydan 12 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.'
Danimarka Ceza Kanunu Madde 110' Her kim bir milleti, devleti veya bayrak ya da alametlerini veya Birleşmiş Milletleri ya da Avrupa Parlamentosu' nu alenen AŞAĞILARSA dört aya, eğer ağırlaştırıcı nedenler varsa iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.'
Fransa Basın Özgürlüğü Kanunu Madde 30: '...hiç kimse Fransız ulusunu, Fransız devlet kurumlarını aşağılayıcı yayın yapamaz' Portekiz Ceza Kanunu Madde 332 '...Her kim sözle, hareketle, yazıyla veya bir iletişim aracıyla Cumhuriyeti, ulusal bayrağı veya ulusal marşı, Portekiz hükümranlığının herhangi bir sembolünü veya amblemini aşağılar veya gerekli Saygıyı Göstermezse 2 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.'

 

Yorum (0) Yorum yaz!